 |
Ziyaretçiler: 2, Üyeler: 0 ...
en çok ziyaretçi: 25 (Üyeler: 0, Ziyaretçiler: 25) tarih : 14 Sep : 09:58
Üyeler: 370 En yeni üye: ali27 |
 |
 |
Bu sayfa bugün ... toplam: 38 tek: 18
Bu sayfa genel ... toplam: 47468 tek: 20074
Site ... toplam: 141797 tek: 22747 |
 |
 |
- ali27
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 0 gün, 1 saat, 31 dk., 16 sn. önce ] - ergun
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 0 gün, 11 saat, 43 dk., 43 sn. önce ] - kenan
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 1 gün, 1 saat, 58 dk., 55 sn. önce ] - Aktan Şahan
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 1 gün, 12 saat, 53 dk., 19 sn. önce ] - Güdo HalilGöksu
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 2 gün, 2 saat, 8 dk., 26 sn. önce ] - Savaş Ağgül
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 3 gün, 9 saat, 47 dk., 38 sn. önce ] - Eren dönmez
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 6 gün, 6 saat, 0 dk., 39 sn. önce ] - musfikdonmez
[ 0 yıl, 0 ay, 0 hafta, 6 gün, 7 saat, 21 dk., 51 sn. önce ] - nevin
[ 0 yıl, 0 ay, 1 hafta, 0 gün, 2 saat, 53 dk., 16 sn. önce ] - kelhöso
[ 0 yıl, 0 ay, 1 hafta, 0 gün, 5 saat, 59 dk., 41 sn. önce ]
|
 |
 |
Orta Asya steplerinden 1210 yılında yapılmakta olan yolculuk , Sarı Kadın ve çocukları için , Rumkale yakınlarında sona erdi. Bu toprakları yurt edinen Çepni Ailesi , zaman içerisinde çoğalarak , bölge de bir çok Çepni Köyünün oluşmasına zemin hazırladı. İçe dönük bir yaşantı ile , Asya Oğuz kültürünü günümüze kadar yaşatmayı başarabilen nadir yerleşim bölgelerinden birisi olarak günümüze geldiler. Ziyaret adı verilen kutlamalar , gelenek ve göreneklerin yaşatılmasında en önemli göstergelerden birisi olarak sıralanabilir. Ziyaret bölgesinde , gönüllerde yeşertilen Hayat Ağaçları var olduğu sürece Oğuz Çepni boyu bu toprakları yurt edinmeye devam edecektir.
|
 |
 |
 Oğuz Kaan Destanında , Oğuzhan yaşarken Boz Oklar ve Üç Oklar diye ikiye ayırdığı altı oğlu vr yirmi dört torunu olduğunu bildirilmektedir. Oğuz’un vefatı sonrası yerine Kün Han geçmiştir. Oğuz Atanın çok değer verdiği ve bilge bir kişi olan Irkıl Hoca , devletin devamlılığının sağlanması, ileride bir kargaşa meydan gelmemesi için, Oğuz Kaan’ın yirmi dört oğula birer lakap ve birer ongun ve hayvanlarına vurmaları için de birer damga tespit edilmesinin gerekli olduğu Kün Han’a söylemiştir. Kün han fikri beğenmiş ve Irkıl hocayı bu işi yapmak üzere görevlendirmiştir. Irkıl Hoca’nın da yirmi dört evladın her birine birer lakap, birer damga ve birer ongun tespit etmiştir. Bu kaynağa göre Çepni, Üç Oklar’ın en büyüğü olan Kök Han’ın dördüncü oğludur. İlk kez bu destanda Çepni’nin manası üzerinde durulmuş ve Çepni, ”Nerede düşman görse durmayıp savaşan” (Kandaki yağı göre, derhal savaşır ve çarpar. Bahadır) şeklinde tanıtılmıştır. Ongununun ”Sunkur: Umay”, Ülüşünün (şölendeki et payı), Sol karı yağrın, sol yanbaş olduğu belirtilmiş ve damgası verilmiştir. |
 |
| Sarılar.Cc Hakkında
Bu site , Sarılar Köyü ve Rumkale Bölgesinde yaşamakta olan Çepni Köylerinin , Ortak Tarihlerinde , Birlikte paylaştıkları Kültürü Korumak ve Yaşatmak , Aynı zamanda Gelecek Nesillerin , Bu günlere ulaşmalarını sağlayacak Sağlam Köprüler oluşturmak amacı ile kurulmuştur.
Türkmen Çepni Boyuna ait yukarıda bahsi geçen toplumun zaman içerisinde ki kültürel kesitleri ve bölgeye ait güncel haberler dışında hiç bir vizyonu bulunmamaktadır. Ali Aktan Şahan
Üyelik için Lütfen İsim Soyadınızla Birlikte , Köy ve Lakabınızı belirtiniz.
 |
Turnalar (Uğrar İse Yolunuz) - Hüseyin Kırmızıgül |
 |
 |
 |
 |
Yüce dağbaşında uçan turnalar Var mı sizin vatanınız eliniz Bir selam var göndereyim yarime Bizim köye uğrar ise yolunuz
Turnam geçerseniz dostun elinden Gurbet elde kimse sormaz halimden Bir selam söyleyin benim dilimden Nazlı yare uğrar ise yolunuz
Giderseniz karlı dağın ardına Selam söyle aslanına kurduna Kimseler konmasın yayla yurduna Nazlı yare böyle söylen turnalar
Kaynak: Hüseyin Kırmızıgül Yöre: Gaziantep |
 |
 | OLASI BİR ÇEVRE DÜZENLEMESİ VE DÜZTEPE |  |  |  |
 | Olası bir çevre düzenlemesi ile yıkımı bekleyen Düztepe semtinde , tatilini tamamlayarak geri dönüş yapan Almancıların ardından , oldukça sakin bir hayat sürmekte.
Yaşa m hastahanesi , yıkılan park , ça m ağaçlarının sökülmesi derken , ağır ağır yaklaşmakta olan gerçek yıkım ve Toki çalışmaları öncesi insanlar düztepe'nin son demlerinde , bu günlerin tadını çıkarmakta...
12 eylül Referandumu öncesi kahvehanelerde , nerede ise son toplu siyasi konuşmalarını yapmakta olan Çepni insanı , sonu belirsiz bir bekleyişi yaşamakta.
Gurbet ellerine çalışmak için giden gurbetçilerimize ve ekmek kapılarını Türkiye'mizde arayan akrabalarımıza
Hayırlı günler diliyorum |  |
 | MUCİZE KURTULUŞ - KÖPEKBALIĞI SALDIRISI |  |  |  |
 | MUCİZE KURTULUŞ - KÖPEKBALIĞI SALDIRISI
Tarihimizde ilk defa Rumkale Çepnileri ailesinden bir kişi köpekbalığı saldırısına uğradı ve mucize eseri kurtuldu.
Mersin ili Kızkalesi Susanoğlu beldesinde, ailesi ile birlikte tatil yapmakta olan Vakkas Çevik Köpekbalığı saldırısına uğradı. Kıyı şeridinde, omuz seviyesinde denizde serinler iken , vücudunda şiddetli bir ağrı hisseden Vakkas Çevik , kısa bir şok sonrası can pazarı yaşamaya başladı. Ayak bileği , bacak ve karın bölgelerinden derin yaralar alan Vakkas Çevik ,açığa doğru çekilmeye başlayınca , bir ayağını kumlara saplayarak mücadelesini sürdürdü. Vücudunun bir çok yerinde aşağıdaki resimde de görüldüğü üzere derin yaralar alan Çevik , kanlar içerisinde kalırken , güçlü bedeni ile dakikalarca inanılmaz mücadeleyi sürdürdü.
Sahilde ki panik ile denizden karaya doğru kaçışan onlarca kişiden hiçbir yardım alamayan Vakkas Çevik , eşinin fedakar çabaları ile denizden çıkmayı başardı.
Yakın bir sağlık kuruluşunda tedavisi yapılan Çevik için doktorlar , kurtuluşun bir mucize olduğu yorumlarını yaptılar. Kilo bakımından daha zayıf bir genç ve ya çocuğun , çok nadirde olsa gerçekleşebilen bu saldırıdan kurtulamayacağı bilgisini verdiler.
Sağlık durumu iyiye doğru giden Vakkas Çevik için acil şifalar diliyoruz.
Tatilcilerimiz için uğrak yeri olan Mersin Sahilleri de dahil denizlerimiz , adeta köpek balığı istilası ile karşı karşıya kaldı. Besin zincirinin bozulması ile beslenebileceği balıkları bulamayan ve yakın kıyı şeridine kadar gelebilen köpekbalıkları balıkçılarıda şaşırtmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl kıyıdan 50 mil açıkta yakalanan 4,5 metre boyunda ki köpekbalığının şaşkınlığı halen üzerimizde iken , basından da takip ettiğimiz üzere İskenderun Körfezi ve civarı Camgöz köpekbalıklarının uğrak yeri değil Vatanı haline gelmeye başladı.
Küçük bir bilgi : Camgözler, leopar köpekbalığı, mahmuzlu camgöz gibi türleri barındıran Triakidae ailesinden gelir. İnekbalıkları ise boz camgöz, Heptranchias perlo gibi türleri barındıran Hexanchidae ailesinden gelir. Genelde korkak olmalarına rağmen sıkıştırıldıklarında bir boğa köpekbalığından bile saldırgan olabilirler. Türkiye'de en ünlü türü boz camgözdür. Ama Türkiye'de balıkçıların en çok bildiği tür mahmuzlu camgözdür.
Türkiye kara sularında 13 camgöz ve 35 köpekbalığı türü yaşar.
İnekbalıklarının boyları 5 metreye varırkan normal bir dişi camgözün boyu 120 cm'ye ulaşır. Canavar camgözlerin ise boylarının 4 metreye ulaştığı bilinir. Family Centrophoridae (gulper sharks) (Kaynak : /tr.wikipedia.org ) |  |
 | 2010 yılı ziyaret alanından notlar |  |  |  |
 |
Sabah saatlerinde , oldukça büyük bir katılım ve muhteşem bir açılışa
ev sahipliği yapmıştı ziyaret alanımız.
Bir önce ki seneye göre , taşıtlar , halay için ayrılan meydanı doldurmuştu.
Davul ve zurna , kesilen adaklar , tatlı bir heyecan...
Kültür derneklerinden gelen misafirler ve sunmaya çalıştıkları program.
Dernek temsilcilerinin yaptığı konuşmalarda , organizasyon eksikliği
sebebi ile eleştrilen halkımız, biraz semah biraz türkü ...
Önce ki senelerde alıştırıldığımız eksik bırakılan kendi müziğimiz
bir türlü başlamak bilmiyordu.
Gerçi başlasa bile , arabaların meydanda yer bırakmaması ,
alışa gelinen halay için fırsat oluşturmayacaktı.
Basık ve sıcak bir havada alınan alkol , bir türlü halay ve müziklerle
deşarj edilemeyen gençlerde birikim teşekkülediyordu.
Tuvalet için oldukça uzak mesdafelere yürümek zorunda kalan , alkollü
vücutlar yorulmaya , sinirleri ise harap olmaya başlamıştı.
Ziyaret alanında asla ihtiyaç duyulmayacak şiddet , bir kaç ufak olayda
kendisini göstermiş , çıkan olaylar ise asayiş ekipleri tarafından
kontrol edilmeye çalışılmış , kişiler Ziyaret alanından uzaklaştırılmıştı.
Kontrol altına alınmakta oldukça zorlanılan gençler , kadınlar hatta çocuklar...
Stres , alkol , sıcak hava ve yorgunluk ,
Rıza Yılmaz için kaçınılmaz sonu getirdi. Kalp Krizi...
Dalga dalga yayılan haber tüm Ziyaretçilerin moralini yeniden aynı konu için
bozuvermişti.
Öğlenin sıcağına aldırmamış kalabalık , haber sonrası , Ziyaret alanının
sefasının sürülme saatlerinden çok önce bir çok dorunun altını boşaltıvermişti.. |  |
|
 |
Yorum gönderebilmek için üye olmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olmak için buraya tıklayın
|
 |
 |

Ilıcak su kaynağından bir yudum suyu , Kaya Hardalınının tadını , Fıstık Ağaçlarının esintisi ile gelen tertemiz havayı , Baharda açan çiçeklerin çeşit çeşit kokusunu ,
Hayatlarının son demlerinde , bir kez daha duyumsamak istediği halde , buna imkan bulamamış, Tüm Canlar'a ithaf edilmiştir

Ilıcak'ı su kaynağını hepimiz için simge yapan şey , Dayanışmamızdır , Ortak değerlerimizdir, Hatıralarımızdır, Çok daha güzel su kaynakları varken dünyada , Bizim için eğer Ilıcak Önemli idi ise , bunun altında yatan sebeb kaynağın kendisi olamaz , Şeklen artık olmamasına rağmen , hala adı konuşulabiliyor ,
Bize güzel görünen şey , aslında ne fıstık ağaçları , ne de kırmızı toprak Bizlere güzel görünen , ne saylak taşları , ne de Ilıcak ...
BİRBİRİMİZİZ ,
Bizim sevdalarımızın üzerine kimse baraj da kuramaz !! |
 |
|