Ana Menü
Ana Sayfa
Hoşgeldiniz
Kullanıcı Adı:

Parola:


Beni hatırla

[ ]
[ ]
Çevrimiçi
Ziyaretçiler: 1, Üyeler: 0 ...

en çok ziyaretçi: 49
(Üyeler: 0, Ziyaretçiler: 49) tarih : 22 May : 04:59

Üyeler: 481
En yeni üye: Garip12
Sayaç
Bu sayfa bugün ...
toplam: 0
tek: 0

Bu sayfa genel ...
toplam: 86417
tek: 40836

Site ...
toplam: 608917
tek: 67204
Son Ziyaretçiler
  • odufine
    [ 0 yıl, 0 ay, 3 hafta, 3 gün, 2 saat, 44 dk., 16 sn. önce ]
  • uvyredi
    [ 0 yıl, 0 ay, 3 hafta, 3 gün, 2 saat, 53 dk., 49 sn. önce ]
  • İSKENDER
    [ 0 yıl, 1 ay, 2 hafta, 1 gün, 7 saat, 40 dk., 48 sn. önce ]
  • Yılmaz Arslan
    [ 0 yıl, 3 ay, 0 hafta, 2 gün, 14 saat, 58 dk., 49 sn. önce ]
  • Hailyzep
    [ 0 yıl, 3 ay, 2 hafta, 6 gün, 21 saat, 38 dk., 40 sn. önce ]
  • oqogyto
    [ 0 yıl, 4 ay, 1 hafta, 2 gün, 21 saat, 23 dk., 55 sn. önce ]
  • GustavoreX
    [ 0 yıl, 5 ay, 0 hafta, 6 gün, 23 saat, 59 dk., 17 sn. önce ]
  • Aktan Şahan
    [ 0 yıl, 5 ay, 1 hafta, 3 gün, 15 saat, 41 dk., 10 sn. önce ]
  • oğuz türkü
    [ 1 yıl, 0 ay, 0 hafta, 0 gün, 11 saat, 32 dk., 3 sn. önce ]
  • Garip12
    [ 1 yıl, 0 ay, 0 hafta, 3 gün, 19 saat, 20 dk., 23 sn. önce ]
Diğer Haberler
Çeşitli Haberler
SİTE KULLANIMI HAKKINDA
Site Müziği Hakkında
Sarılar Köyü Hakkında

Orta Asya steplerinden 1210 yılında yapılmakta olan yolculuk , Sarı Kadın ve çocukları için , Rumkale yakınlarında sona erdi. Bu toprakları yurt edinen Çepni Ailesi , zaman içerisinde çoğalarak , bölge de bir çok Çepni Köyünün oluşmasına zemin hazırladı. İçe dönük bir yaşantı ile , Asya Oğuz kültürünü günümüze kadar yaşatmayı başarabilen nadir yerleşim bölgelerinden birisi olarak günümüze geldiler. Ziyaret adı verilen kutlamalar , gelenek ve göreneklerin yaşatılmasında en önemli göstergelerden birisi olarak sıralanabilir. Ziyaret bölgesinde , gönüllerde yeşertilen Hayat Ağaçları var olduğu sürece Oğuz Çepni boyu bu toprakları yurt edinmeye devam edecektir.
Çepni Boyu Hakkında

Oğuz Kaan Destanında , Oğuzhan yaşarken Boz Oklar ve Üç Oklar diye ikiye ayırdığı altı oğlu vr yirmi dört torunu olduğunu bildirilmektedir. Oğuz’un vefatı sonrası yerine Kün Han geçmiştir. Oğuz Atanın çok değer verdiği ve bilge bir kişi olan Irkıl Hoca , devletin devamlılığının sağlanması, ileride bir kargaşa meydan gelmemesi için, Oğuz Kaan’ın yirmi dört oğula birer lakap ve birer ongun ve hayvanlarına vurmaları için de birer damga tespit edilmesinin gerekli olduğu Kün Han’a söylemiştir. Kün han fikri beğenmiş ve Irkıl hocayı bu işi yapmak üzere görevlendirmiştir. Irkıl Hoca’nın da yirmi dört evladın her birine birer lakap, birer damga ve birer ongun tespit etmiştir.
Bu kaynağa göre Çepni, Üç Oklar’ın en büyüğü olan Kök Han’ın dördüncü oğludur. İlk kez bu destanda Çepni’nin manası üzerinde durulmuş ve Çepni, ”Nerede düşman görse durmayıp savaşan” (Kandaki yağı göre, derhal savaşır ve çarpar. Bahadır) şeklinde tanıtılmıştır. Ongununun ”Sunkur: Umay”, Ülüşünün (şölendeki et payı), Sol karı yağrın, sol yanbaş olduğu belirtilmiş ve damgası verilmiştir.
ZİYARET ALANI ' ÇIRALIK '' 2014
Çepni Kültürü ; ZİYARET ALANI ' ÇIRALIK '' 2014 ve ZİYARET ALANININ TARİHÇESİ HAKKINDA



Güzel bir Mayıs Sabahında , bahar rüzgarlarının tatlı esintileri ile başlayan 2014 Sarılar Köyü Çıralık Ziyareti, görevlerin tamamlanmasının ardından , İnsanlarımız için yüzyıllardır olduğu gibi , Gelecek Seneye , Allah koyarsa , Gelirim de denilmez , gelmem de denilmez , Nasip , İnşaAllah , denilerek sona erdi.

4000 yıllık tarihinde Çıralık yine Mayıs ayının ikinci haftasının Pazar gününe denk getirilmişti. Bu mevsimde hava tahmini yapmak zordur. Gelgitler olur.. Ancak yağmur değil fırtına çıksa , karar alınırsa Ziyarete çıkılır.



Bir gün öncesinden gelen kasapların Çevre felaketini görmezden gelemezdik. Gaziantep’ten gelen kasaplar , Çıralık arifesinde kesilen hayvanların atıklarını , Ziyaret Meydanında adeta etrafa dağıtmış, kötü bir görünüm bırakmıştı geriye.. Bir günlük aradan sonra , böcek ve sinekler gelen misafirlere olanca rahatsızlıklarını vereceklerdi ki , Ziyaret kerametlerini gösterdi ve güzel bir rüzgar esintisi başladı. Tüm koku ve sinekler yoktu artık..
Sabah kahvaltısında , Ciğer kavurma , köy yoğurdu ve saatlerce önceden kaynatılmaya başlayan çay’a eşlik eden şahane bir kahvaltı vardı sofralarımızda. Etrafta küçük bir tur atmaya kalktığınızda , tüm doru ağaçlarından çay ikramları alabiliyordunuz.

Sonrasında yapılan Ziyaret Pilavı ise , resimleri çekilip saklanacak türden güzel idi. Ateşte pişan çaylar yemek sonrası yeniden imdadımıza yetişti. Eski ağır havalardan çalan Davul Zurna , her doruda ayrı ve güzel bir atmosfer oluşturuyordu.
Meydanda , Davul zurna dışında bir müzik sesi duyamadık, hatta her sene gelen Yavuzeli Belediyesine ait Su sevkiyatı da bu sene gelmedi. Vakkas Söylemez gibi birkaç gencimiz , tankerlerle su taşımaya çabaladı akşama kadar.. Ancak , ilk fotoğrafımda sabah yansıyan , Çepni Boyunun tamgası , Aksunkur kuşunun ( Ağ kerkenez ) kanat çırpışları , dönüş zamanı yine kendisini gösterdi ve Ziyaretimiz bu senede çok şükür güzel geçti.



1210 yılında bölgeye ilk geldiğimizde , gelenek ve göreneklerimizi de beraberimizde getirdik. Ağaç Kültü tüm akrabalarımızın adeta madalyası gibidir. Ziyaret alanlarında her ailenin , aile ağaçları vardır. Bunlar dilek ağaçlarımıza göre oldukça heybetli , kendiliğinden yetişmiş , uzun ömürlü ve dayanıklı Meşe Ağaçlarıdır. Her sene aynı gün , her aile , Ataları gibi aynı ağacın altında toplanır. Kestiği kurbanların kanını , aynı ağacın altında köklerine göndererek Atalarını Selamlar. Ağaç , özel bir ruha sahip olduğundan dolayı , öpülür ve sevilir. Bu bir tapınma değildir. Niyaz ve Vesilesidir. Yemek için odunu , köylerden getiririz. Ziyaret Bölgesinde ki ağaçlara zarar veremeyiz. Dalları kurumuş olsa dahi yakamayız. Ağaçlara çıkamaz, çarpamaz , zarar veremeyiz. Ağacı dili Halktır.
Köyden yükse bir alanda ağaçlar ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Ziyaret , Su Kültü ve Mağara Kültünü yaşadığımız Çelemi Ziyareti dışında farklı bir konumdadır..

Ziyaret'in kısa Tarihçesi ;

Halkın toplu olarak bir araya geldiği ve bu büyük günü kutladığı haberini alan Adıyaman Yusufa Köyünde ki Dedelerimiz , özellikle Ziyaret gününe katılmak için kilometrelerce uzaktan gelirlermiş. Ağaçlar ile Niyazı bir araya getiren Türkmen Çepni Köyünde , İnsanları İrşat etmek , dini bilgiler ile doyurabilmek , dini ritüelleri yerine getirtebilmek ve Önderlik yapmak için geldikleri Ziyaret alanında büyük bir coşku ile karşılanırlarmış. Günler öncesinden alınan yeni elbiseler ve ya imkan yoksa en yeni ancak temiz kıyafetler ile Dedelere hoş geldin denilirmiş.
Öncesinde Ziyaret tedariği denilen adet , günümüzde de sürdürülmektedir.
Dedelerin duaları ile İnanmalarda ki saf ve temiz duyguların kaynaşması halkın güvenini tazelermiş. Dargınlar , Dedelerin yardımı ile barıştırılır , ortak yapılacak köy işleri için kararlar alınır , en güzel kıyafetleri ile ailelerinin yanında boy göstermeye başlayan gençlerin , evlilik sözleri kesilirmiş. Dışarıdan gelen misafirler , yoksullar , kurulan büyük sofralarda , Ziyaret Halkı ile birlikte doyurulur , helallikler alınırmış . Büyük eylenceler düzenlenir , birlik ve beraberlik duyguları pekiştirilirmiş.. Bugün ise aynı duyguları yaşatmaya çalışıyoruz. Büyük sofra artık kurulmuyor , misafirler her ailenin ağacının altında kabul ediliyor.
Dedelerin Ziyaret Günü geldiğini bilen halk , dedelerin geçimi için, kişinin gücüne göre halktan topladığı payını yanlarında getirir , bu alanda Dedelere teslim ederlermiş. Günümüzde Dedeler artık gelmiyor ve haklarını toplamıyorlar..
Hangisi tam belli değil , önce ki zamanda bir yıl Dede gelmemiş. Halkın morali oldukça bozulmuş. Bir kusur mu var yoksa , Dedenin başına bir hal mi geldi ? diye endişelenmişler. Dedenin hakkı olduğunu bildikleri , bulgur , simit , fıstık gibi paylar ellerinde kalmış ve oldukça üzülmüşler..
Her gün , gayri ihtiyari olarak işlerine giderken bir gözleri daima Ziyaret Alanına dönüyormuş . Sevgiliden bir haber bekler gibi , gözleri Ziyaret Alanına çevrili duygularını bastıramıyorlarmış. Köy yerinde hayat erken başlar, günlerden bir gün gün doğumu , alaca karanlıkta işe gitmek için evlerinden çıktıklarında , her bir köylü , Ziyaret Alanının olduğu noktada bir ışık geldiğini görmüş.. Acaba yangın mı var , yoksa bilmedikleri başka bir şey mi ? endişesi ile Ziyaret Alanına yönelmişler. Vardıklarında , Dedenin bir taşa sırtını yaslayarak , ellerini açıp dua ettiğini , Ancak ellerinden ışıklar çıktığını görmüşler.. Bu keramet karşısında köylüler hep birlikte Dedenin etrafında toplanıp Niyaz etmişler. Dedenin ellerinden , çıra misali çıkan Işıktan esinti olarak , Ziyaret Alanı , Çıralık olarak anılmaya başlamış .
Bugün Ziyaret Alanında yüzlerce yıl öncesinde olduğu gibi yine Türbe bulunmamaktadır. Ancak Dedenin sırtını yasladığı ve üzerinde oturduğu taşa hürmeten , Taşı bir Kümbet ile kapatıp , Çıralık misali Kümbetin içinde ve dışında , Mumlar yakılmaya devam edilmektedir.
Kesilen tırnak , saç gibi kırıntılar , nasıl ateşe atılıyorsa, kurbana ait küçük et parçalarıda ateşe atılır. Ateşe atılan birkaç lokma etin , Atalarımız tarafından kabul edildiğini , parlayan alevden anlarmışız. Bu da bir tapınma değil , Atalara Niyazdır. Köz üzerinde çıplak ayak ile Semah dönmek , eskilerin anlatılarında vardır.
Yusufa Köyünde ki Dedelerimizin , keramet göstermek için , yanan fırınlara girdiği , saatler sonra üşüyerek çıktığını , o dönemin Adıyaman halkı gayet iyi bilirmiş. Ateş kimi yakacağını iyi bilir..
Ziyarette kesilen kurbanın eti , Ziyaret alanından çıkarılmaz , orada tüketilirmiş. Bu ise , misafir ve yoksulları ağırlamanın önemini , eşit olma ve paylaşımcılığın güzelliğini bizlere anlatmaktadır. Ancak günümüz koşullarında , hayat pahalılığından ve şehir hayatının gerekliliğinden dolayı , artık evlere kurbandan kalan etler alıkonabiliyor.
Ziyaret Alanında yapılan pilavlar , gerek Ziyarete çeşitli sebeplerden dolayı gidememiş akrabalara , gerek şehirde yaşayan komşulara pay edilerek ulaştırılmaktadır.
Gönderen : Aktan Şahan tarih : Wednesday 03 June 2009 - 00:03:24 |Bu öğe yorumlara kapalı |birine eposta yazdır Bu haber öğesinin pdf dökümanını oluştur
İZİNDEYİZ...
Flash Clock
Play Music:


 
Chatbox
Yorum gönderebilmek için üye olmalısınız - lütfen giriş yapın yada kayıt olmak için buraya tıklayın


Henüz mesaj yok.
Sarilar.Cc Hakkında


Ilıcak su kaynağından
bir yudum suyu ,
Kaya Hardalınının tadını ,
Fıstık Ağaçlarının esintisi ile
gelen tertemiz havayı ,
Baharda açan çiçeklerin
çeşit çeşit kokusunu ,

Hayatlarının son demlerinde ,
bir kez daha
duyumsamak istediği halde ,
buna imkan bulamamış,
Tüm Canlar'a ithaf edilmiştir




Ilıcak'ı su kaynağını
hepimiz için
simge yapan şey ,
Dayanışmamızdır ,
Ortak değerlerimizdir,
Hatıralarımızdır,
Çok daha güzel su kaynakları
varken dünyada ,
Bizim için eğer Ilıcak Önemli idi ise ,
bunun altında yatan sebeb kaynağın
kendisi olamaz ,
Şeklen artık
olmamasına rağmen ,
hala adı konuşulabiliyor ,

Bize güzel görünen şey ,
aslında ne fıstık ağaçları ,
ne de kırmızı toprak
Bizlere güzel görünen ,
ne saylak taşları ,
ne de Ilıcak ...

BİRBİRİMİZİZ ,

Bizim sevdalarımızın üzerine
kimse baraj da kuramaz !!
Anket


Toplumsal Kalkınmanın En Önemli Aracı Nedir ?



Kültürel Dayanışma

Ekonomik dayanışma

Siyasal Dayanışma

Diğer Dayanışma modelleri

Facebook

Msn



Gönderen Aktan Şahan
Oylar: 354
Önceki anketler

Picture on the week
Picture on the week
Sarılar Köyü ve Gaziantep Çepnileri için
Bu site e107 cms kullanarak yapılmıştır, ve GNU Genel Kamu Lisansı ile korunmaktadır.
ALİ AKTAN ŞAHAN
 
Haberler : 2019
PtsSaÇrşPrşCumCtsPzr
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
 
Dil Seç


Latest Comments
bullet [haber] Diğer Milletlerin Gözü ile Çepniler ;
Gönderen fenomen : 01 Jan : 12:43
HELAL OLSUN

bullet [haber] Ay Yıldızlı Al Bayrak
Gönderen Gürbüz : 20 Sep : 01:25
Allahtan rahmet diler t [ more ... ]

bullet [haber] Cumhuriyet Devrinde Karadeniz Bölgesinde Çepniler
Gönderen Aktan Şahan : 09 Mar : 09:03
Do [ more ... ]

bullet [haber] Cumhuriyet Devrinde Karadeniz Bölgesinde Çepniler
Gönderen Şahin Çokbilir : 08 Mar : 03:50
Merhaba Ali AKtan karde [ more ... ]

 
Çevrimiçi
Ziyaretçiler: 1
Üyeler: 0
Bu sayfada: 1
Üyeler: 488, En Yeni: Garip12
Latest Forum Posts
No posts yet
No posts yet